01 Mart 2009 Pazar

Küçük Bir Selam :)

Sağlıkla ilgili sebeplerden dolayı (sağlık problemi değil çok şükür sadece sağlıkla ilgili sebeplerden dolayı) uzun süre bilgisayar başına geçemedim. Bir süre daha pek vakit ayıramayacağım. İnşaallah hayırlı ve güzel haberlerle ilerleyen zamanlarda paylaşımlara devam edebilmek dileğiyle...
Bugün baharın ilk günü! Çok güzel baharlar, yazlar ve kışlar geçiririz inşaallah!
Selam ve saygı ile...

31 Ocak 2009 Cumartesi

Ses veriyorum..

Uzun zaman oldu yazmayalı.. Ama inşaallah iyi haberlerle dönücem...
En azından bir ses vereyim şimdilik...
Bu arada geçici bir süre için okulda değil de bir başka kurumda çalışıyorum. Bu yüzden beni tatilde zannetmeyin. Tatilde değilim, üstelik mesai saatim daha fazla! Akşamları 9 gibi uyku bastırıyor. Yani tatildesin niye yazmıyorsun demeyin ok :)
Saygılar...

05 Ocak 2009 Pazartesi

Muharrem Ayı, Aşure Günü ve Aşure Tarifi

"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.
Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)
Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.
Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:
1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)
Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.
İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır.
Peygamberimiz Aleyhissalâtu Vesselam, "Muharrem ayinda oruc tut. Cunku o, Allah'in ayidir. Onda oyle bir gun vardir ki, Allah o gunde bir kavmin tevbesini kabul etmis ve o gunde baska bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)
1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.
3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31.
4) Müslim. Siyam: 117.
5) Tîrmizî. Savm: 40.

Kaynak: İnternet Ortamı


AŞURE TARİFİ
aşure için gereken malzemeler:
yarım kg. buğday
1 su bardağı nohut
1 su bardağı kurufasulye
1 çay bardağı pirinç
100 gr kuru kayısı, yıkanmış ve ufak ufak doğranmış
50 gr. kuş üzümü
100 gr. çekirdeksiz kuru üzüm
dilerseniz ufak ufak doğranmış kuru incir (incir aşurenin rengini koyulaştırdığı için biz pek kullanmıyoruz)
1 kg. toz şeker
hazırlanması:1. aşureyi pişirmeye başlamadan 8-9 saat önce buğdayı büyükçe bir tencereye alıp üzerini 4-5 parmak geçecek kadar kireçsiz su ile doldurun ve bir taşım kaynatın.
2. nohut ve kurufasulyeyi birlikte yıkayıp bir tencereye alın ve buğdaydaki işlemi tekrarlayın.
3. her iki tencere de kaynadıktan sonra altını kapatın ve 8-9 saat dinlendirin.
4. 8 saat sonra tencerelerin altını tekrar açın, kısık ateşte (buğdayları arasıra karıştırarak) buğdaylar iyice ezilinceye, nohut ve kurufasulyeler de yumuşayıncaya kadar (yaklaşık 2,5-3 saat) pişirin. eğer tencerelerdeki su azalırsa kaynamış su ekleyin. buğday tenceresinin kapağını taşma tehlikesi nedeniyle açık bırakın.
5. buğdayın pişmesine yakın tencereye iyice yıkanmış pirinci ekleyin. bir sürede pirinçlerle beraber pişirin.
6. hepsi pişince nohut ve kurufasulyeleri buğday tenceresine ekleyin. 10-15 dakika daha kısık ateşte kaynatın. çekirdeksiz üzümü, kuş üzümünü ve kayısıları tencereye ekleyin. 15 dakika daha pişirdikten sonra toz şekeri ekleyin, bir taşım kaynatıp altını kapatın.
7. aşurenin kıvamını kaynar su ekleyerek dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.
8.aşure soğuduktan sonra kaselere paylaştırıp tarçın/ceviz/fındık/nar ile süsleyin.
not: piştikten sonra aşurenin bir kısmına veya tamamına bir portakal kabuğu rendesi eklerseniz çok güzel bir tat yakalamış olursunuz.
Kaynak: http://www.portakalagaci.com

29 Aralık 2008 Pazartesi

Hicri ve Miladi Yeni Yılımız Hayırlı Olsun...

Bugün itibarı ile hicri yeni yıla girmiş bulunuyoruz. Bugün Muharrem 1;
iki gün sonra da miladi yeni yıla gireceğiz.
Yeni yılımız hepimize hayırlar ve güzellikler getirsin inşaallah!
Yeni yıl tüm insanlara barış getirir umarım!
Ülkemizdeki, Filistin'deki ve tüm dünyadaki şehitlerimiz için
1 Fatiha 3 İhlas inşaallah.
Allah (CC), şefaatlerini nasip etsin..

19 Aralık 2008 Cuma

Allah, Herkese Sağlık Sıhhat Versin İnşaallah...

Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sihhat gibi

Ko bu ays u isreti çünkim fenâdur âkibet
Yâr-i baaki ister isen olmaya tâat gibi

Olsa kumlar sagisinca ömrüne hadd ü aded
Gelmeye bu sise-i çarh içre bir sâat gibi

Saltanat didükleri ancak cihân gavgaasidur
Olmaya baht u saâdet âlem-i vahdet gibi

Ger huzûr itmek dilesen ey Muhibbî fârig ol
Var midur vahdet makaami gûse-i uzlet gibi

Şair : Kanuni Sultan Süleyman- Muhibbi
Usta terzi dar kumaştan bol gömlek diker
Doğru tartan esnaf rahat huzurlu gezer
Eğrinin ve doğrunun hesabı mahşerde
Dünyada biraz huzur her şeye bedel
Sağlığın nasıl gülüm sen ondan haber ver
İlaç neye yarar vade gelmişse eğer
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
Han senin hamam senin konaklar senin
Tarla senin çiftlik senin bağ bostan senin
Diyelim ki dünya malı tümünden senin
Ağız tadıyla yersen bir şeye benzer
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
Barış der biraz tuzum ekmeğim olsa
Buz gibi pınar suyundan bir testim olsa
Bir de şöyle püfür püfür bir çınar gölgesi
Kaç kula nasip olur ki keyfin böylesi
Bir lokma ye, bir yudum iç, bir oh çekiver
İlaç neye yarar vade gelmişse eğer
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
Barış Manço
Kaynak:http://www.sarkisozlerim.net

04 Aralık 2008 Perşembe

Hayırlı Bayramlar :)

Bayramınız mübarek olsun.
Bayramda inşaallah Mersin'deyim.
Yarın yola çıkacağım için bugünden kutlamak istedim herkesin bayramını..
Arefe günü çok dua etmek gerekiyormuş ya; ben de eğer aklınıza gelirsem çok dua istiyorum inşaallah.. Sağlık-sıhhat ve huzur için.. Ve bu duaları aynen ben de sizler için ediyorum inşaallah..
HAYIRLI BAYRAMLAR HERKESLERE!

28 Kasım 2008 Cuma

Yüreğine Sağlık Öğretmenim!

Aşağıdaki yazı, sevdiğim bir öğretmen arkadaşımızın 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde yaptığı konuşmadandır. Bazı okullarda adettendir, o yılın göreve en son başlamış, en yeni öğretmenine öğretmenler günü konuşması teklif edilir. Çoğu zaman da yeni öğretmenimiz bunu bir görev gibi görür, hatta istemese bile hayır diyemez ve görev icabı bi yazı yazar ve okur.
Ama bence aşağıdaki yazı, hissedilerek yazılmış ve tamamen öğretmenimizin içinden gelenlerin yazıya dökülmüş hali...
Yüreğine Sağlık Öğretmenim!
Saygıdeğer Müdür Bey, Değerli Öğretmen Arkadaşlarım
ve Sevgili Öğrenciler,
Hepinizi saygıyla selamlıyor ve bu konuşmayı yapma fırsatı verildiği için hem çok duygulandığımı belirtmek hem de hepinize teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca ilkokuldan üniversiteye kadar , bugünlere yetişmeme katkısı olan çok sevdiğim bütün öğretmenlerimi saygıyla anıyorum.
Taa çocukluğumun, ilkokul yıllarımın en önemli hayalleriydi bugünler... Bulduğum her fırsatta oynadığım oyundu öğretmencilik. Bilmiyordum o zaman oyunun benim için hayat demek olduğunu.
Sonra üniversite tercih formunda doldurduğum tek tercih...
Yıllar içinde en çok öğrenmekten lezzet aldım ben, şimdi ise öğretmekten. Uzun süren çaba, bekleyiş, iniş-çıkışlardan sonra ilk kez bu yıl öğretmen ünvanını aldım.
Yani siz öğrencilerim ve bu okul unutamayacağım bir sevinçsiniz benim için.
Minik minik görünen ama yaşadıkça, bildikçe kocaman olduklarını farkettiğim 128 yüreğin öğretmeniyim.
Lezzeti çok, sevmesi kolay, sarılması kolay bir meslek benimki...
Bir yandan da bakınca, mesleğimin ilk yılında, üzerime düşen sorumluluğun ağırlığını taşıyorum sırtımda. Yetebilmek için çabam, bazen kaygılarım, bazen de korkularım var.
Ama ne zaman ki sınıfa adım attığımda, siz çocuklarım “ İngilizce Öğretmeeeniiiimmmm” diye sevinç çığlıkları atıyorsunuz ve koşup bana sarılıyorsunuz ya, işte o zaman dağılıveriyor hepsi, unutuveriyorum bir anda ve sizin o cıvıl cıvıl, tertemiz, genç dünyanıza kendimi kaptırıveriyorum.
Siz bana sarıldığınızda ve gözlerinizdeki ışıltılarla doyuyor bir yanım. Ben size sarıldığım zamansa kocaman oluyor yüreğim.
Sevmesi, sarılması kolay bir meslek benimki...
Bazen de hani gülmüyor ya yüzüm, Mevlana’nın “ annenin yüzünün asıklığı yavrusunu hayatın zorluklarına hazırlaması içindir “ demesi misali.
Sizlere bilgi ve ahlak adına ufacıkta olsa bir katkım olacaksa ne mutlu bana.
Son olarak, ilk tecrübemde böyle özenle seçilmiş, değerli bir kadroyla çalışmanın da şahsım adına bir lütuf olduğunu belirtmek isterim.
Üzerimde büyük desteklerini hissettiğim Saygıdeğer Müdür Bey, Müdür Yardımcım ve Öğretmen arkadaşlarım, bana işimi öyle kolaylaştırıyorsunuz ki, bir çözüm ya da destek aradığım zamanlarda rüyalarıma dahi girer oldunuz.
Bu okulun güzel öğrencilerine emek veren, ömrünü öğretmen olma şerefiyle yaşayan siz Değerli Meslektaşlarımı saygıyla selamlıyor, Öğretmenler Gününüz kutlu olsun diyerek konuşmamı bitiriyorum.
Kvsr D.